kashmir park, akçakoca, bir doğa harikası, canlı müzik,
19 Mayıs 2019 Pazar
İLETİŞİM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE
Sitene Ekle
Kartvizit Rehber
Mobil Bölüm
Arşiv
2019 Seçim
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
SİYASET
AKÇAKOCA
EKONOMİ
GÜNDEM
ASAYİŞ
YAŞAM
SAĞLIK
MEDYA
KÜLTÜR
SPOR
EĞİTİM
SİVİL TOPLUM
 DİĞER
     
 
DÜNYAYI ANNELER KURTARIR…
DÜNYAYI ANNELER KURTARIR…
13 Mayis 2019 13:15:04

Yazar : Hüseyin Aksakal
   
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

Fatih Sultan Mehmet’in annesi Huma Hatun’du…

Yetiştirdiği çocuk, ortaçağ’ı kapatacak, Yeniçağ’ı açacaktı; Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayacak, dünya tarihini derinden sarsacak, yeniçeri birlikleri, akıncıları, sipahileriyle Orta Avrupa’yı sallayacak, tüm batı aleminin dehşetle ürpermesine yol açacak, başında bulunduğu devleti dünyanın en güçlü imparatorluğu yapacaktı.

Ama o Huma Hatun için doğurup emzirdiği, oyunlar oynarken hayranlıkla izlediği, eğitimi için babası Murat tarafından Manisa’ya gönderildiğinde arkasından hasret çektiği evladı idi sadece. Tüm başka annelerin evladı neyse Huma hatun için Mehmed’i oydu.

***

Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Kırım Prenseslerinden Hafsa Hatun’du.

Osmanlı tarihinin en haşin sultanlarından, Ortadoğu haritasını kısa süren bir saltanat döneminde değiştiren Yavuz Sultan Selim Han’ın varisiydi Süleyman. Daha önceleri Atilla, Büyük İskender, Cengiz Han’da cisimleşen büyük fatihlerin 16. Yüzyıldaki temsilcisiydi. Peç’te, Budin’de, Mohaç’ta ve birçok savaş alanında çağının en güçlü düşmanlarını birer birer ezip geçmiş, dedesi Bayezıd’ın babası Mehmet’in imparatorluğa dönüştürdüğü devleti, dünyanın en büyük gücüne dönüştürmüştü. Avrupa krallarının en büyüklerinin ancak sadrazamı veya vezirleriyle muhatap olabildiği muhteşem Süleyman’dı o…

Ama annesi için sadece Süleyman’dı. Emzirdikten sonra başparmağını ağzına koyup, yarı şeffaf, beyaz gözkapaklarını huzurla kapatarak mırıl mırıl, mışıl mışıl uyuyan bir bebek…

***

Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde idi.

Tarihin yetiştirdiği en büyük askerlerden biri olan Mustafa Kemal, Çanakkale’den Galiçya’ya, Sakarya’dan, Afyon’a muzaffer ordulara komuta ederken de, köhnemiş bir imparatorluğun curufları üzerinde yeni, dinamik ve üretken bir devlet kurarken de, Zübeyde hanım çoğu vakit “Mustafam” dediği evladına hasret çekiyor, onun için dua ediyordu.

Çünkü o Zübeyde Hanım için Mustafa’ydı…

***

Bizim topraklarımız en büyük komutan ve devlet adamlarını yetiştirir. Bizim ülkemiz, bilgeliğinin sınırları olmayan, insan sevgisiyle dolu evliyalara vatan olmuştur. Mevlana, Yunus Emre, Pir Sultan, Şeyh Bedreddin, Dadaloğlu, Köroğlu; Nesimi, Neşet Ertaş, Aşık Veysel, en derin gerçeği kimi zaman yıllar süren tedrisatla, kimi zaman da sadece insanın yüreğine bakarak bulmuş kişilerdir.

Hepsi Türkiye topraklarında yaşayanların, kimliklerinin oluşmasında belirleyici rolü olan, bu topraklara has sözler söylemiş kişilerdir.

Hepsini bu topraklar yetiştirdi diyoruz ama sözün gelişi. Doğrusunu söylemek gerekirse, hepsini bu toprakların anneleri yetiştirdi.

***

Anneler sadece kapitalizmin tüketim zorlamalarının tepe noktasına ulaştığı Mayıs ayının ikinci hafta sonunda bir hediyeyle kapısını çaldığınız, sonra huzur aradığınız her an dönebileceğinizi bildiğiniz ama çoğunlukla dönmeyi ertelediğiniz çocukluğunuzun bir limanı mıdır?

İki cihan hükümdarı, kendisi de Amine’nin oğlu—bir evlat olan Hz. Muhammed “Cennet anaların ayakları altındadır” derken, sadece post mortem bir olguya mı dikkat çekiyordu sizce? Dünyayı, kimsenin kimsenin canına, malına, ırzına göz koymadığı, herkesin üretip paylaştığı, hırs, açlık ve fesadın olmadığı bir yeryüzü cennetine dönüştürmenin yolunun, “Anne” kavramının temsil ettiği değerlerden geçtiğini de ifade ediyor olabilir mi dersiniz?

***

Hadi yine bizim topraklarımız diyelim… Bizim topraklarımız, kızlarını oğullarına nazaran çok daha insan sevgisiyle yetiştiren bir coğrafyadır. Analarımız, yeniden üretmeyi, büyütmeyi, yaşatmayı kızlarına öğretirken, babalarımız oğullarına sahip çıkmayı, savunmayı ve hükmetmeyi öğretmeye çalışmıştır hep. Erkek egemen bir dünyanın kendi çıkmazlarına nasıl hapsolduğunu bugüne kadar gördük ama hala inanmak istemiyoruz ama bugüne kadar yaşadıklarımız, bundan sonra yaşanacakların çok da farklı olmayacağını düşündürtüyor insana. Şiddet, yokluk, baskı… Kör bir karanlık içinde, ne getireceğini bilemediğiniz bir geleceğe doğru el yordamıyla, düşe kalka ilerlemeye çabalamak…

Hayatın, geçmişteki daha güzel başka dönemlerden de geçtiğine, tüm olumsuzluklarımız kendi yaşam dilimimiz içine, özellikle de bugüne sıkıştığına inanırız nedense. Oysa her dönem kendi içinde güzelliklerini ve sıkıntılarını—ve de en önemlisi umutlarını bir arada getirir. Umut dediğiniz şey çocuklarla ilgili, çocuklarla ilgili olan her şey de annelerle ilgilidir.

Sözün özü, bu dünyayı kurtarırsa anneler kurtarır.

  Bu Yazı Toplam 121 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Hakkımızda
Yönetim Anlayışımız
Yönetim Kurulumuz
Tarihçemiz
sanalbasin.com üyesidir

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip edin.
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Değişim Medya'ya aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
Tel : 0 372 322 27 30
0 372 322 27 31
0 372 322 27 32
Faks : 0 372 322 27 33
E-posta: info@degisimmedya.com