19 Kasım 2018 Pazartesi
İLETİŞİM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE
Sitene Ekle
Kartvizit Rehber
Mobil Bölüm
Arşiv
2018 Seçim
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
SİYASET
AKÇAKOCA
EKONOMİ
GÜNDEM
ASAYİŞ
YAŞAM
SAĞLIK
MEDYA
KÜLTÜR
SPOR
EĞİTİM
SİVİL TOPLUM
 DİĞER
ANA SAYFA  / SİYASET
“BÜYÜK FOTOĞRAF BUDUR…”
“BÜYÜK FOTOĞRAF BUDUR…”

“BÜYÜK FOTOĞRAF BUDUR…”

 12 Haziran 2018 13 : 51 

AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, “Zonguldak fiilen üçe bölünmüş. Bartın ve Karabük çıkmış. Ama biz beynimizde üçe daha bölmüşüz. Vadi, Merkez ve Ereğli-Alaplı bölgesi şeklinde. Bizim düşündüğümüz gerçekleşmemiş olabilir ama seçime giren tüm partilerin beş vekil adayı var. Bunların hepsi Ereğli-Alaplı, Kilimli adayı değil. Zonguldak milletvekili. Seçildiği zaman önce Türkiye, sonra Zonguldak, sonra da kendi bölgesine hizmet edecektir. Esas büyük fotoğraf budur” dedi.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, Gazeteci Şenol Azman’ın hazırlayıp sunduğu ve 93,9 Değişim Radyo’da yayınlanan “Kara Tren” programında gündemi değerlendirdi, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel seçimi süreci, milletvekili listeleri, ülke ve bölge siyaseti ve partisine ilişkin soruları yanıtladı.

1961doğumlu olduğunu, Uludağ Üniversitesi İktisadi Ticari İlimler Akademisi Mezunu olduğunu ve serbest muhasebeci olarak çalıştığını söyledi.

Çeşitli STK’larda yönetim kurulu üyeleri, başkan ve çeşitli unvanlarla bulunduğunu ifade eden Çaturoğlu, “Siyasette de çok çeşitli görevlerde bulundum. Alaplı Belediye Başkanlığı, AK Parti İlçe Başkanlığı, son olarak milletvekili seçildim. Elden geldiğince ilimize, ülkemize hizmet etmeye çalıştım. Üç yıldır TBMM’de milletvekili olarak görev yaptım, 25. Ve 26 dönem milletvekili oldum. Bize bu imkanı bahşeden rabbimize şükürler olsun. Bizi listeye koyma teveccühünü gösteren cumhurbaşkanımız ve çalışma arkadaşlarına, bizi seçen Zonguldaklılara teşekkür ediyorum. Bundan sonraki hayatımda sosyal, siyasi, içtimai olsun, son nefese kadar Ereğli, Alaplı, Zonguldak ve ülkemize hizmete devam edeceğiz. Eskiden olduğu gibi 7-24 telefonumuz açık olacak, sorunları çözmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“BAHÇELİ GÜNDEME GETİRİNCE SEÇİM ZARURET OLDU”

TBMM’nin mutfağı olan Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olduğunu belirten Çaturoğlu şöyle devam etti:
“Orada çalışırken, paralel olarak TBMM çalışmalarına toplantı olduğu zaman zarfı haricinde de destek olduk. Aslında cumhurbaşkanımızın böyle bir erken seçim şeklinde bir yaklaşımı yoktu. Grup konuşmalarında üç kez Kasım 2019 ifadesini zikretti. O arada bizim cumhur ittifakı yaptığımız—aslında bu ittifak seçimden önce, anayasa değişikliği yaptığımız referandumda yaptığımız işbirliğiyle kuruldu—MHP 26 Ağustos’ta erken seçim yapılması konusunda ifadede bulundu. Bir şeyin şuyuu vukuundan beterdir. Erken seçim gündeme düşünce, ileri geri etkileri tartışıldı, o anda sayın cumhurbaşkanımız grup odasında kurmaylarını toplayarak birkaç saatlik istişare toplantısı yapıldı. Arkasında mutad bir görüşme vardı Bahçeli’yle. O görüşmede kararın verileceği bildirildi. Oradan da erkenin de erkeni bir karar çıktı.

Buna sadece 16 Nisan referandumu yol açmadı. Ülke içi ve dışında önemli hadiseler gerçekleşiyor. Ülkemizin yanında bir terör koridoru, zeytin dalı harekatı, afrin’in temizlenmesi, uluslararası arenadaki müttefiklerimizle sahada karşı karşıya gelmemiz, ekonomik sorunlar, kredi derecelendirme kuruluşları, faiz oyunları gibi konulara nokta koyabilmek için erken seçim elzem hale geldi. Şu anda erken seçime bir hafta var.”

“İYİ PARTİ’NİN SEÇİME GİRMEMESİ AK PARTİ’YE YARAMAZDI”

İyi Parti’nin seçime sokulmaması için bir çaba harcanıp harcanmadığına yönelik bir soruya Çaturoğlu şöyle cevap verdi:

“Bir partiyi seçime sokmamak partiye yarar sağlamaz, karşıt partiye yarar sağlar. Seçime iyi parti girmemiş olsaydı, AK parti cephesine artı vermezdi. İyi Parti’ye gönül verenler daha başka partilere kaymak suretiyle bir refleks geliştirecek, bu da partimizin daha da aleyhine olacak bir durumdu. Düşüncem odur ki, hemen gündeme geldi ve hemen gündemden kalkması için erken seçim yapıldı. 16 Nisan referandumunun ardından bir an önce yeni sisteme bir an önce adapte olalım şeklinde bir düşünceden kaynaklandığı görüşündeyim.”

“BÜYÜME VATANDAŞA NASIL YANSIDI?”

Ülkenin 2 kasım 2002 seçimlerine götüren atmosferle 24 haziran seçimlerine götüren atmosfer arasında büyük farklar olduğunu ifade eden Çaturoğlu şu ifadeleri kullandı:

“O zaman hükümet maaşları ödeyemeyecek durumdaydı. Gecelik faizler yüzde beşyüzlere çıkmıştı. AK Parti’yi doğuran, iktidara getiren bir süreçtir o. Günümüze geldiğimizde, tüm saldırılara rağmen Türk maliyesinin durumu ortada. Birinci çeyrekte yüzde 7,4 büyüme yakalanmış. Dünyada ikinciyiz bu büyümede. Avrupa’da birinciyiz.

Büyümeyi şöyle ifade etmek lazım. Bizim gibi bir ülke olup da altyapısını tamamlayamayan ülkelerde büyüme rakamlarıyla cebe yansıyan arasında fark olabiliyor. Türkiye eski Türkiye değil, ihtiyaçlar çok çeşitlendi. Alışkanlıklarımız, tüketim normlarımız değişti. Önemli olan büyüme rakamlarının hayat standardına da yansıması. Emeklilerimize verilen bir bayram ikramiyesi var. Bu da büyümenin tezahürüdür. Ekonomide alınan kararlar günü gününe yansımaz. Altı ay, bir yıl sonra yansır. Türkiye’de üretilen katma değer adil bir şekilde milletimiz arasında bölüşülsün istiyoruz. Bu noktada sıkıntılar oluyor ama 16 yıllık iktidarımızda eskiye nazaran daha iyi bir noktaya geldik. Bu olması gereken midir, yüzde yüz hiçbir zaman olmaz ama çaba bu yöndedir. Biz ülkemizin refahını arttırmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz.”

“EN ÖNEMLİ ANKET SANDIKTIR”

Büyümede orta gelir tuzağı diye bir kavram bulunduğunu ifade eden Çaturoğlu, “Biz tüm değerleri üç katı büyütmüşüz. Milli gelir 3 bin dolardan on bin dolarlara çıkmışız ama altı yedi senedir aynı civarda kalmıştır. Bundan sonra geleneksel sektörlerin yanı sıra teknolojisi yüksek sektörlerde aşama kaydederek, on bin dolarlardan yirmi-yirmi beş bin dolarlara milli gelirimiz yükseltmektir” dedi.

Çaturoğlu şöyle devam etti:

“Dışarı bağımlı olduğumuz sektörler tespit edildi, bu alanlarda üretim yapanlara ekstra destek verilecek. Özellikle üretimi arttırmak için çok önemli teşviklerde bulunduk. Enerjide dışa bağımlıyız, bunu çözmemiz lazım. Cari açığı ortaya çıkaran en önemli nedenlerden biri bu. Yenilenebilir kaynaklardan elektrik üreten ülkelerin başında geliyoruz OECD’de. Bunlara teşvikler devam ediyor. Belki iki yüz yıllık bir perspektifin sonunda devraldığımız Türkiye’yi bir yerlere taşımaya gayret ettiğimizi görmek lazım. Nereden nereye gidiyoruz? Ben iyi bir noktaya gittiğimize inanıyorum. 24 Haziran’da millet sandık başına gitmek suretiyle gerekeni yapacaktır. Bizim görüşümüz hem cumhurbaşkanı, hem parlamento olarak 300’ü geçmek suretiyle seçimi geçeceğimize inanıyoruz. Farklı düşünenler vardır, olabilir ama en önemli anket sandıktır. Sandıktan çıkana da boyun eğeceğiz.”

EREĞLİ ALAPLI BÖLGESİNİN LİSTEDE YER BULAMAMASI…

AK Parti’nin Ereğli Alaplı bölgesinden aday göstermemesi konusundaki bir soruyu şöyle yanıtladı:

“Hadise şudur. Öncelikle arzu ederdik ki bu bölgeden biri olsun orada. Tabii bizim her zaman şöyle bir prensibimiz var. Çok uzun bir siyaset geçmişi olan, gelenekten gelen biriyim. Siyasete 30 küsür senedir yapmaya çalışıyoruz. Liste iddiadır. Listenin birine girip girmemesi mücadele gerektiren bir iştir. Biz mücadelemizi vermişizdir. Nereye kadar, liste açıklanana kadar. Liste açıklanınca, orada biz olalım olmayalım, o kabulümüzdür. Bu konuda Fazlı Erdoğan’da çok mücadele ettik, ama liste açıklanınca sayın vekilim emrinizdeyiz dedik. Şimdi bunu milletvekili olarak yapıyorum. Burada belki birçok şey söylenebilir, yorumlanabilir. Şu anda şunu ifade etmek istiyorum, listemiz hiçbir kardeşimizi ayırmadan hem cumhurbaşkanlığı, hem de milletvekili seçimlerinde yanlarındayız, onları destekleyeceğiz.

Konuyu şahsi almamak lazım. Elbette Zonguldak fiilen üçe bölünmüş. Bartın ve Karabük çıkmış. Ama biz beynimizde üçe daha bölmüşüz. Vadi, Merkez ve Ereğli-Alaplı bölgesi şeklinde. Bizim düşündüğümüz gerçekleşmemiş olabilir ama seçime giren tüm partilerin beş vekil adayı var. Bunların hepsi Ereğli-Alaplı, Kilimli adayı değil. Zonguldak milletvekili. Seçildiği zaman önce Türkiye, sonra Zonguldak, sonra da kendi bölgesine hizmet edecektir. Esas büyük fotoğraf budur. Bunu gördüğümüzde aklıselim değerlendirme imkanı ortaya çıkar. Eğer söylenecek bir şey varsa bile bunların şimdi değil, 24 Haziran’dan sonra söylenmesi gerekir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ereğli ziyaretini de değerlendiren Çaturoğlu, “Bunun için Külliye’de başdanışman Saadet Oruç hanımefendiyi ziyarete giden basın mensuplarının büyük emeği oldu. İlçeye büyük bir hizmet yaptılar. Ereğli’de çok güzel bir miting yapıldı. Cumhurbaşkanımız bize kayıtsız kalmadı. Kendisi de bölgenin vekili kendisi olduğunu ifade ederek bu bölgeyle yakından ilgileneceğini söyledi. Bunu fazla büyütmemek lazım. Ben halkımızdan cumhurbaşkanı ve parlamento seçimlerinde güçlü bir destek istiyorum” dedi.

“SON HİZMETİM”

2,5 yıldır plan bütçe komisyonunda olduğunu ifade eden Çaturoğlu şöyle konuştu:

“Çoğu komisyonlar Plan Bütçe’nin tali komisyonu gibidir. Son yaptığımız çalışma Zonguldak için önemli. Zonguldak Taşkömürünün tek çıktığı havza. Zonguldak ağırlıklı, Bartın, Karabük bölgesi var. Toplam dört ili ilgilendiren, 1910 yılında çıkarılmış Havza-i Fahmiye kanunu var. Burada büyük bir alanı kanun koyucu taşkömürü havzası olarak ilan etmiş ve bu havzada özel mülk olamayacağını kayıt altına almış. 1959 yılında bu havza büyütülmüş. Daha sonra bu kanun yumuşatılmış. 99’da bu kanun en son çıkmış. 2015’te bizden evvelki arkadaşlarımız çalışmış. Bu alanda ikamet eden vatandaşlara tapularının emlak bedeli üzerinden satılması öngörülmüş. Bunun ihalesi yapıldı, mülkiyetler tespit edildi. 4 ili kapsayan, toplam 66 bin kişiyi ilgilendiren 42 bin mülkü kapsayan bir alan. 55 bini sadece Zonguldak’ta. Bunda beş yıllık geriye dönük ecrimisil alınması durumu ortaya çıktı.Maliye bakanımızla bir ayı aşkın süre bunu görüştük. Bir kısım hak sahiplerine tebliğ edilmişti. Çok yüksek rakamlardı bunlar. Yüz bin, yüzeli bin liralık bedeller var işin içinde. Nihayet son torba yasaya bununla ilgili bir madde koyarak geriye dönük ecrimisil alınmamasına ilişkin kanun çıkardık. Ödeyen varsa, araziyi satın alırken oluşan bedelden düşülecek. Mağduriyeti öngelledik. Bunun zonguldak’a kalacak olan miktar 200 milyon liradır. Bütün vatandaşlarımıza hayırlı olsun.

Genelde, taşkömürü havzasında tapu yoktu. Bu tapuları çıkarttırdık. Bu tapuları hak sahiplerine vereceğiz. Bunu yaptıktan sonra imar çalışmaları da yapılabilecek. Havza-i Fahmiye’nin hazine arazisi olan kısmı çözülüyor, orman ile ilgili kısmı orman ile çözülecek. Kandilli’nin kentsel dönüşümünün önünü açmış olduk bu şekilde. İnsanların yıllardan beri kullandığı yerleri de kendilerine edindirmenin önünü açtık. Külliyatlı bir ecrimisil ödemesinin önüne geçtik.”

“TRABZON’UN YANINA ZONGULDAK NASIL EKLENDİ?”

Kıyı Kanunu’nun yapılabilecek işleri düzenlediğini ifade eden Çaturoğlu, peyzaj, balıkçı barınağı, olimpik çalışmalar yapılabildiğini söyledi.

Bilim sanayi komisyonunda konunun görüşüldüğünü ifade eden Çaturoğlu şöyle devam etti:

“Zonguldak tamamında yapılabilecek endüstri bölgesi dolgu yoluyla kazanılabilir. Olayın Erdemir boyutu da var. Bilim sanayi komisyonuna gelen ilk şekli tüm kıyılarda yapılması şeklindeydi. Endüstri bölgeleri, devlet hastaneleri deniz dolgusuna yapılabilecekti. Orada cumhurbaşkanımız Trabzon’a üretim adası ile ilgili bir söz vermiş, komisyondan sadece Trabzon için çıktı. Biz bütün kıyılar olacak Zonguldak da bunun içinde diye paralel bir çalışma yürütüyorduk. Zonguldak işin içinde olmadığını anlayınca lobi çalışmalarına başladık. Trabzon’un yanında Zonguldak da olması gerektiğini, burada büyük sorunlar olduğunu anlattım. Başbakanımızla, grup başkanlarımızla, bakanımızla, yetkili genel müdürlerle görüştük. Nihayet Trabzon’un yanına Zonguldak’ı da ekleyecek bir önerge üzerinde anlaştık. Bu kez farklı gruplardan farklı sıkıntılar çıktı. Onları da aştık. Biri MHP grubu. Erkan Haberal’ı ikna ettim, o da grubunu ikna etti. Biz gece yarısı bunu çıkarıp buraya koyduk.

Bu Ereğli’ye ne kazandıracak. Bizde arazi kısıtlı. Şurada endüstri bölgesi yapmaya kalksan Çaycuma haricinde böyle bölge yok. Bunu denizi doldurarak yapabiliyoruz. Bir yatırımcı bunu söylese deniz doldurarak endüstri bölgesi yapabiliyor. Uygun koşullar sağlandığında devlet hastaneleri buralara yapılabiliyor. Bir diğer konu Erdemir. Bir bölümü tapulu, fakat karadaki yer kadar deniz dolgusu var. Dolgu marifetiyle kazanılan yerlerde endüstriyel işler yapılamadığından genişleme imkanı yoktu. Stoklama, hurda alanı olarak kullanıyordu. Erdemir’le de konuştuk. Bunun olması gerektiğini söylediler. Erdemir’in bölgeye yatırım yapmasının önünü açmış olduk. Erdemir geri kalan 2100 dönüm arazide istediği tesisi kurma hakkına kavuşmuş olacak. Erdemir’i özel endüstri bölgesi ilan edeceğiz. 1,5 milyar türk parasından daha fazla tesis yapılacak. Çelikhaneler vesaire kurulacak. Bu direkt bin kişi, dolaylı birkaç bin kişi istihdam demektir. Şahsi girişimlerimle bunun önünü açmış oldum.”

“TERSANELER SORUNU SADECE SİYASİ DEĞİL, EKONOMİK”

Bir diğer konunun Tersaneler bölgesiyle ilgili olduğunu ifade eden Çaturoğlu, “Bizden evvel bunların bir araya getirilip bir liman hizmeti verilmesi konusunu araştırdık, bunları bir araya getiremedik. Kendi aralarında birlik yok, ekonomik durumları eşit değil. Şu anda milli emlak’tan tersanecilik için burayı aldıklarından ötürü başka bir şey yapma şansları yok. Bunu değiştirdik. Madenci Gemi Sanayi’nin olduğu yeri endüstri bölgesi ilan edebilmek mümkün. Büyük bir kaynak israfının önüne geçilebilmesini sağlamış olduk” dedi.

Tersanecilere ne yapılabilir diye düşündüklerini ifade eden Çaturoğlu, “Milli gemilerden birazı burada yapılabilir mi diye nabız yokladık. Buraya bir heyet geldi, sekiz dokuz tersane var, Alaplı’da da var. Bir iki tanesinin ufak tefek eksikleri gidererek bu çalışmaları yapabileceğine ilişkin bir rapor hazırladılar. Savunma bakanlığımıza bu arkadaşlar ve parti heyetimizle gidip toplantı yaptık. Milli Savunma Bakanımız “Eksikleri giderin, gidin ihaleye girin biz size yardımcı oluruz” dedi. O noktada tersanecilerimiz eksiklerini tamamlayarak böyle bir şeye tevessül etmediler” ifadelerini kullandı.

AK Parti Milletvekili şöyle devam etti:

“Tersaneler sorunu siyasi bir sorun mudur, ekonomik bir sorun mudur ona bakmak lazım. Yalova niye çalışıyor da burası çalışmıyor. Yalova spesifik gemiler, katma değeri yüksek ürünler üretiyor. Bizim niye böyle imkânımız yok? Bizim Yalova ile teşvik farkımız yok. Biz onlardan daha iyiyiz o konuda bunu düşünmemiz lazım. Tersaneleri burada biz geliştirdik, AK Parti zamanında gelişti. Ne zaman dünya ticaretinde bir sıkıntı meydana geldi, gemi yaşları yükseltildi, verilmiş siparişler bile iptal edildi. Bence burada yapılması gereken şey, tersane sahiplerinin de ne yapabilecekleri konusunda ortaya iyi donelerle ortaya çıkması lazım. Öbür türlü biz yıllarca dövünüp dururuz.

Cumhurbaşkanımız bu konuda düzenlemeler yapılacağını söyledi. Koster imalatında birinciydik, bunu kaybetmek üzereyiz dünyada. Ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaya çalıştık. Burada Yalova, Tuzla’daki hareketlilik oluşmadı. Bunun için herkesin kendi üstüne düşen çalışmaları yapması gerekenleri yapması lazım. Biz defalarca toplantı yaptık, geldiğimiz nokta bu. Bu mesele sadece siyasi değil. Ekonomik boyutu da var.”

ISLAH OSB’LER KONUSU…

2B Yasası ve İmar Affı ile ilgili süreçlerin işlediğini, Islah OSB’lerle ilgili kanunu çıkarttıklarını ifade eden Çaturoğlu şöyle dedi:

“Bunun içinde Alaplı İslah OSB’de vardı. Üretim yasası ile ilgili maddenin içine bunu da koyduk. Islah OSB Alaplı’da Çayboyunda ve Ereğli Bölücek’te var. Fabrikalar yapılmış ama OSB hüviyetinde değil. Belli şartları yerine getirmeleri halinde OSB yapılabiliyor. Islah OSB budur. OSB boş bir alanı sanayi bölge ilan ediyorsun. Islah OSB’de mevcut sanayi tesislerinin bulunduğu bölgelerin sanayi alnı ilan edilmesiyle oluyor. Bunun önünü açtık. Ticaret odalarımıza burada büyük görev düşüyor. Bu bölgelerin Islah OSB olmasına engel yok. OSB’ler ne alıyorsa onlar da alabiliyor.

Bizde her şey milletvekilinin sırtına konuluyor. Bunu söyleyenlerin içinde benim rolüm nedir diye düşünen olmadığı için bu yüklerin altında ezilip kalmışız. Birileri bir şey istiyorsa, şartlar uygun olursa, 24’üne kadar vekil benim. Talep olduğu yerde biz de varız. Bundan sonraki çalışmalarımızda da bakanlarımızla istişarelerimiz sürecek. Her zaman talep edenin önüne geçeriz. Şurası bunu aldı, burası şunu aldı diye bir şey yok. Varsa babayiğit, önüne geçmeye her şart altında yanında olmaya hazırız.”

RÖDEVANS KONUSU… ERDEMİR DEVREDE Mİ?

Soma Kanunu adıyla bilinen, kömür üretiminde yeraltı çalışanlarının ücretleri, çalışma saatleri, yemek sürelerinin üretimden sayılması gibi maliyeti arttırıcı bir kanun çıktığını hatırlatan Çaturoğlu şöyle konuştu:
“Ruhsatı olan işletmelere bu maliyet artışından kaynaklanan bir teşvik veriyordu devlet. Bizim bölgemizde bunu vermiyordu. Bunu sağladık. Alacaağzı ocağı vardı. Buna benzer Zonguldak İnağzı ocağı var. Uzun zamandır Alacaağzı boş. Tekrar orayı ihaleye çıkardık. Bizzat takip ediyorum. Normalde 6 Haziran’da ihale yapılacaktı ancak, ortada kesin bir şey olmamakla birlikte Erdemir ile bunun görüşüldüğünü biliyorum. Açık söylemek gerekirse, bunu sayın müsteşarımıza, bakanımıza ben teklif ettim. Devlet terbiyesi nedeniyle bunları söylemedim. Bunu daha öncesini de biliyorum. Recai Berber Eski Erdemir yönetim kurulu başkanı bizim milletvekilimiz. Onunla konuştuk, istişare ettik. Bu müesseseyi vakti zamanında TTK’dan Erdemir’in istediğini, Enerji Bakanının da Hilmi güler olduğunu söyledim. İsteme sebebi de şu. Şu anda bir ambargo yok, istediğimiz gibi kömür bulma imkânımız var ama Fırat kalkanı, Zeytin Dalı, Kandil Operasyonu denilen operasyonları PKK ile yapmıyoruz. Bize dost görünen, müttefik iddiasındaki ülkelerle yapıyoruz. Ola ki bir sıcak savaş oldu. Dünya bunları görmüş. Temenni etmediğimiz bir şey gerçekleşirse, dışarıdan kömür alma imkanı kalmadığında bu demir çelik fabrikası nasıl çalışacak. O gün bunu istemişler ama mümkün olmamış. Erdemir alır almaz onu konuşmuyorum. Mümkünse teklif götürecekseniz bu gruba da götürün, böyle bir tarihsel geçmişi var dedik. Bu yüzden 6 Haziran’da yapılan ihale taleplerin değerlendirilmesi için iki hafta ertelendi. Bunlar teknik konular. Erdemir halka açık bir şirket, bu çeşit haberler borsada dalgalanmaya yol açabilir. Ben fikir olarak bunu beyan ettim. Ertelemenin nedeni, yoğun talep ve gruplarla görüşme olarak belirtiliyor.

Netice itibarıyla 22’sinde İnağzı’nı ihaleye çıkarıyoruz. İnağzı bölgesi daha önce Soma şirketince alınmış ama işletilememiş bir saha. Beş bin kişi çalıştırma potansiyeli olan bir ocak. Yılda 2,5 milyon ton üretebilir. Hema, TTK, Azdavay ocakları derken yedi bin işsizimizin buralarda iş bulma imkanı var. Milli Enerji projesidir bu. Eren Enerji yerli kömür kullanmak için kurulmuş, şu anda kullanmıyor. Yıllık sarfiyatı yedi milyon tondur, ÇATES’te bir milyon sekiz yüz bin ton kullanması gerekiyor. Üretimi arttırmamız, on milyon tonlara çıkarmamız ki sadece enerji santrallerinin tüketeceği miktar bu. Bunu nasıl aşacağız. Mevcut ocaklarımızda mekanizasyona geçeceğiz. Alınacak işçi donanımlı olacak. Mekanizasyondan anlayacak. Özel sektörü devreye sokmak suretiyle de daha fazla yerli imkanlardan yararlanma imkanı olacak. Bu aynı zamanda cari açığın azaltılması, dış bağımlılığın azalması, ithalatın düşürülmesi bakımlarından da önemli.”

KAMPÜS MESELESİ NE OLACAK?

Ereğli Devlet Hastanesi bölgesinin üniversite kampüsü yapılması konusundaki çalışmaları değerlendiren Çaturoğlu, 2016 yılında TSO Başkanı Yaşar Tetiker, Belediye Başkanı, ve kendisinin içinde bulunduğu bir heyetin Rektöre ziyarette bulunduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Biz buraya Boğaziçi üniversitesi gibi bir kampus istiyoruz. TTK limanını bile milli savunma bakanlığından istedik. Olumsuz yanıt geldi. Bu iş bir şekilde üstlenildi. Belediyemiz ve Ticaret odamız tarafından. Bir firmaya üniversite haricinde verildi. TOKİ’nin iş yaptığı bir firma. Biz aracı olduk, görüştük, fiyatı indirdik ama o iş yürümedi, o avam proje yapılamadı. Yapılamayınca 2017 programını kaçırdık. 2017’de rektör ihaleye çıktı, avam projeyi yaptırdı ama bu arada kendisi ÖSYM’ye başkan olarak gitti. 2018 programına girmesi de mümkün olmadı.

Belediyemizin hazırlattığı ilk görseller çerçevesinde bu proje yapılmış olsaydı biz o şeyi kaçırmamış olacaktık. Geçen zaman içinde bazı kişi ve kurumların buraya kampus yapılması konusundaki görüşlerinin değiştiğini görüyoruz. Biz ısrarla bu araziyi aldık, sağlık bakanlığı şerhini kaldırdık, toplu konut alacak karşılığında burayı istiyordu, onun da önünü kestik. BEܒye eğitim amacıyla süresiz tahsisini sağladık.

Bu arada hiç gündemde bir şey yokken CHP ilçe başkanı askeriyeye verildiğini iddia etti. Bunu yalanladık. Böyle bir şey olma imkanı yok. Oranın mülkiyeti hala BEܒye Ereğli kampüsü yapılmak üzere, eğitim amaçlı süresiz tahsislidir: CHP İlçe Başkanı bunu iddia ettiğinde güvenlik bölgesine bile alınmamıştı. Geçen ay alınmış burası güvenlik bölgesine. Zonguldak milletvekillerinin buraya kampus yapılmasını istemediği doğru değil. Şehir üniversitelerinin hem merkezde, hem taşra kampüslerinde öğrencisi var. Bu muhalefetin bir argümanı. Bunu rektörümüzle de görüştüm. Genelkurmay Genel Sekreteri Paşa ile de görüştüm, buranın askeri güvenlik bölgesi ilan edilmesinin üniversite yapılamaması ile bir bağlantısı var. Belirli şartlar ve çekme paylarına uymak şartıyla buraya üniversite yapılabiliyor. Geçen hafta Cuma günü Kalkınma Bakanı müsteşarıyla konuştum. Bu işin milletvekliğim sona erse de takibini yapacağımı deklare etmek istiyorum. Biz BEܒye Karadeniz Ereğli kampüsü yapılmak üzere oraya tahsisini yaptırdık. Güvenlik bölgesi yasak bölge değildir. KAmpüs yapılması için elimden gelen her şeyi yapacağım. Buraya kimse kampus yapılmasına karşı çıkmasın. Arka plandan buna engel olmasın. Ereğli kamuoyu bunu bekliyor. Mücadelenin sonucuna artık almak istiyoruz. Benim dönemimde gerçekleşmezse, sonraki dönemde kampus yapımı için tüm çabayı göstereceğimizi ifade etmek istiyorum.

Eski binalar yıkılmasaydı denildi. Bu konu şu. Bunu en iyi bilen kişi Muharrem Erdem’dir. Onun döneminde Karot alındı, depreme dayanıksız çıktı, güçlendirme çıktı. Maliyeti 40 liraydı. Kampüsün toplam maliyeti 75 liraydı. Üç yıl önceki fiyat bu. Burayı elli milyona güçlendirir misiniz, yoksa 75 milyona yenisini mi yaparsınız? Burada çok işler yapıldı. Belediyenin önemli çalışmaları var. Harita Mühendisi Gökhan Göktaş’a teşekkür ediyorum. Onların çabalarıyla bu iş bir noktaya geldi.”

İZLEYİCİ SORULARINI YANITLADI…

Çaturoğlu çeşitli izleyicilerinin sosyal medya üzerinden ilettikleri soruları da yanıtladı. AK Parti Milletvekili, Alaplı Deresi’nin programa alındığını, bu çerçevede derenin ıslahının yapılacağını söyledi. Çaturoğlu, Mollabey’e alternatif yol yapılacağını da ifade etti.

Göreve geldiğinde Ereğli Devrek Yolunun durduğunu ifade eden Çaturoğlu, “Geldiğimiz noktada iş sıkışmıştı. Buraya bunu programa aldırdık. 2016 yılında yeni ihale yaptırdık. 148 milyon artı Kdv. Burada 2017 yılında büyük çalışma yapıldı. İhalesi yapılmış, ödeneği de var ama hazinenin ödenekleri serbest bırakmamasından dolayı bir sıkıntı var. 2018 sonunda bitecek diye başbakanımız çıkıp söyledi. Ben başbakanın sözünü paylaşmayacak mıydım? Kazma kürek yapacak halimiz yoktu ya? Bu yolu gene AK Parti yapacak, başkasının yapacak hali yok” diye konuştu.

Çaturoğlu, Ereğli Zonguldak yolunun yıl içinde tamamlanacağını, Ereğli çevre yoluna da kısa zamanda başlanacağını söyledi. Milletvekili Çaturoğlu, aynı zamanda bölgede gerçekleştirilen kamu yatırımları konusunda da bilgi verdi.

Çaturoğlu, TOKİ evleri yapılacak arazinin tarım arazisi olması nedeniyle valilik tarafından olumsuz görüş bildirildiğini, yeni yerin belediye tarafından tespit edildiğini, çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Haber : Hüseyin Aksakal
Bu Haber 2771 defa okundu
 
Anahtar Kelimeler :

YORUMUNUZ
YORUM EKLE

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

DİĞER BAŞLIKLAR
CHP GENEL MERKEZİ'nden cevap geldi...
CHP'de SON DURUM...
CHP'de ŞOK Gelişme...
CHP Ereğli İlçe Başkanı belli oldu...
Bektaş da aday adayı!
“Emeklilere de % 26 zam yapılsın!”
Çaturoğlu müjdeyi verdi...
Mevcut Başkanlar başvuruda bulunmayacak!..
GÜNÜN SÖZÜ
Büyük insanların idealleri, sıradan insanlarınsa hevesleri vardır.

( Washington Irving )
NÖBETÇİ ECZANE
19 - 11-2018
CEMİL SART ECZANESİ
TEL : 316 34 77
Yukarı Sokak – Finans Bank yanı
Kdz.Ereğli / Zonguldak

GÜNER ECZANESİ
TEL : 312 46 46
Sarıkorkmaz Mah. Şehit Er Kudret Özcan Sk. No:20 Zemin Kat D:2
Kdz.Ereğli / Zonguldak

 Nöbetçi Eczaneler
 
İSTATİSTİK
  İstatistik
  Dün : 40886
  Bugün : 80123
  Toplam: 88346898
   Şuan Çevirimiçi:

 661 konuk,

 
YORUMLAR
En son yorumlanan haberler
» Otomobil genç kıza çarptı… Video lu Haber
» İşte AK Parti aday adayları...
» “Eğitim, ruh ufkuna yolculuktur!”
» Bektaş: “Örnek biz olmalıyız!”
» Ereğli futbola doyacak..
» Kurmay Başkanı kendini vurdu!..
» CHP'de SON DURUM...
» Hijyen kurallarına uymayanlara ceza…
» CHP GENEL MERKEZİ'nden cevap geldi...
» Mecliste “BÜTÇE”yi tartıştılar...
 
SÜPER LİG PUAN DURUMU
ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

Hakkımızda
Yönetim Anlayışımız
Ortaklık Yapımız
Yönetim Kurulumuz
Tarihçemiz
Grubu Tanıyalım
Grup Firmaları
sanalbasin.com üyesidir

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip edin.
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Değişim Medya'ya aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
Tel : 0 372 322 27 30
0 372 322 27 31
0 372 322 27 32
Faks : 0 372 322 27 33
E-posta: info@degisimmedya.com