25 Temmuz 2017 Salı
İLETİŞİM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE
Sitene Ekle
Kartvizit Rehber
Mobil Bölüm
Arşiv
2015 Seçim
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
SİYASET
AKÇAKOCA
EKONOMİ
GÜNDEM
ASAYİŞ
YAŞAM
SAĞLIK
MEDYA
KÜLTÜR
SPOR
EĞİTİM
SİVİL TOPLUM
 DİĞER
ANA SAYFA  / EREĞLİ TARİHİ
EREĞLİ VE KÖYLERİNDE YAŞANAN BAZI İNANIŞLAR
EREĞLİ VE KÖYLERİNDE YAŞANAN BAZI İNANIŞLAR

Değişim Medya takipçilerimize aktaracağımız bu ‘araştırma’ yazısında; Ereğli ve yöresinde bulunan (köylülerimizin) halkın yaşantısının bazı yansımalarıdır… Tüm bu inanışlara batıl inanışlar da denebilir… Türk’lerin geldikleri yöreden getirdikleri özellikler de denebilir…

 01 Subat 2013 15 : 56 

Yaptığımız bir araştırmada, Ereğli ve yöresinde tarihten bu yana bulunan ailelerin önemli bir çoğunluğunun, Oğuz Boylarından (Kayı-Bayat-Çepni-Yörük vb) olduğu şeklindedir. Türk tarihi; binlerce yıllık mazisi ve geçmişi olan, kültürel değerleri kuvvetli olan, gelenek görenek ve ananelerine bağlı bir milletin zengin geçmişini aktarır. Şimdi 1000 yıldan bu yana üzerinde yaşadığımız bu Anadolu toprağında yaşayan Türk milletinin, kültürel tarihinin ürünlerini ülkemizin dört bir tarafında çeşitli versiyonlarıyla yaşandığı görülecektir.

Bizler; hala az da olsa yaşandığına şahit olunan bazı kültürel unsurlarımızı tarihte de kalması ümidiyle, derleyip-toplayıp sizlere sunmayı uygun bulduk.

Bu yaşam inançlarına günümüzde BATIL İNANÇLAR denilmekle beraber, unutulmasın ki bu inanışlar Türk kültür geleneğinin günümüze kadar ulaşmış inançlarıdır…

Yukarıda yazdığımız “Yaşanan Bazı İnanışlar” istenildiği takdirde çoğaltılması mümkündür… Örneğin; merdiven altından geçilmez, gece tırnak kesilmez, küle basılmaz, süpürgeye basılmaz, birinin üstünden atlanmaz, eşiğe oturulmaz, nazar değme¬mesi için atlet ters giyilir, ayakkabılar ters konulmaz, gece aynaya bakılmaz, kızlar kahve içmez, gece sofra örtüsü sirkelenmez, akşam bulaşıklar yıkanmadan yatılmaz, sağ el avucu kaşınırsa para girer, ayakların altı kaşınırsa gideceği yol vardır… gibi inanışlara ilave olarak bir çok inanış toplanabilir.

Kurşun döktürmek: Korkan kişinin korkusunun giderilmesi amacıyla kurşun dökülürmüş… Kurşun dökmesi için özellikle Cumartesi gününün beklenmesi gerekirmiş… Kurşun dökülünce korkunun giderileceğine inanılırmış…

Kurşun dökülmesi esnasında, kurşun dökülen yani korkan şahıs; herhangi bir yere oturtularak başından aşağı bir örtü ile örtülür. Kurşun döken şahıs, eline aldığı bildiğimiz kurşunu ateşte eritip, diğer elinde bulunan su dolu kabın içine döker. Suya dökülen erimiş kurşundan ilginç şekiller çıkar. Ve döken şahıs şekillerden hareketle değişik yorumlar üretir. Örneğin; dökülen kurşundan mey¬dana gelen şekil, korkan kişinin korktuğu varlığı simgeler görüntü meydana getirirse, kişinin korkusunun gittiğine inanılırken, dökülen kurşundan meydana gelen şekilden, korkulan şeye benzemediği gibi bir görüntü meydana gelirse kişinin korkusunun gitmeyeceği yorumu yapılır.

Göbek düşmesi: Kişinin, ağır bir şey kaldırdığında göbeğinin düşeceğine inanılır. Göbek düşmesinde; baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi gibi çeşitli rahatsızlıklar meydana geldiğine inanılır. Hatta göbeği düşen şahsın yattığı yerinden kalkamayacak hale gelmesine bile inanılır.

Bu durumda yani göbek düşmesiyle karşılaşılması esnasında halkın rahatsızlığının gitmesine yönelik olarak şu işlemleri yaptığına şahit olunur: Halktan bazı kişiler, göbek düşmesi ile ilgili işlemleri yapması için tercih edilir. O şahıs da; eline su dolu bir kabı alıp, kabın içine de bir iğne atar. Bazı dualarını okuyarak, su dolu kabın içindeki iğneye işaret parmağının ucuyla bastırır. Ardından elini sudan çıkarır. Sudan çıkan işaret parmağının ucuna iğnenin yapışıp suyun dışına parmakla beraber çıkması beklenir. Çünkü işaret parmağının ucuna yapışıp çıkan iğne, içinde bulunan rahatsızlığın, o kişiden çıkıp gideceğine inanılır.

 

Gökkuşağının doğduğu yerin kazılması: Gökkuşağının doğduğu yerde hazine olduğuna inanılırmış. Bir de bazı yörelerde; gökkuşağının altından geçildiği takdirde o kişinin cinsiyetinin değişeceğine inanılırmış…

Sarılık hastalığının giderilmesi: Sarılık hastalığına yakalanıldığı takdirde, o şahsa kendi idrarı içirtiliyor. O şahsa sarı renkli kıyafetler giydirilmemesi isteniyormuş.

Rüyada altın görülmesi: Rüyada görülmesi hâlinde, o kişinin abdest alıp, olayı kimseye anlatmadan, rüyada gördüğü yeri kazdığında, hazine-altın v.b. bulunacağına inanılırmış… Bir de sure okunmadığı takdirde o kişinin çarpılacağına inanılırmış…

Gece meyit kuşu ötmesi, horoz ötmesi, köpek uluması: Zikredilen bu hayvanların öttüğü takdirde, akabinde ki günde o mevkiden cenaze çıkacağına inanılırmış…

Rüyada gelinlikli kız görülmesi: Rüyada gelin ya da gelinliğin görüldüğü yerden, cenaze çıkacağına inanılırmış…

Sofrada ekmek kırıntısının kalmaması: Sofrada kalan tüm ekmek kırıntılarının yenerek kaldırıldığı ve sürekli uygulandığında, o kişinin zengin olacağına inanılırmış… Ve sofradan da temiz kaşığın kaldırılmamasına da inanılırmış…

Gece örümcek alınmaması: Gece evde bulunan örümceklere zarar verildiği takdirde bazı olumsuz sonuçlarına inanılırmış…

Gece yıldızlarının sayılmaması: Gece yıldız sayımının yapıldığı takdirde bazı uğursuzlukların meydana geleceğine inanılırmış…

Çocuğa nazar değmemesi için herhangi bir yerine sarımsak konulması: Çocuğa nazar değmesinin önlemi olarak, çocuğun bazı yerlerine ve giyimlerine sarımsak konulurmuş…

Gece sofra bezinin dışarıya sirkelenmemesi: Sirkelendiği takdirde cin v.b. yaratıkların zarar vereceğine inanılırmış…

Yağan ‘dolu’nun yere düşünce kırılmaması: Yağan ‘dolu’nun bekâr bir insan tarafından basılıp kırıldığı takdirde, yağan o dolunun dineceğine inanılırmış…

Yeni doğan bebeğe sarı tülbent örtülmesi: Doğan bebeğe, sarı tülbent örtüldüğü takdirde, bebeğin sarılık hastalığından uzak kalacağına inanılırmış…

Kuş yuvasına dokunulmaması: Kuş yuvasına kesinlikle do¬kunulmazmış. Dokunulduğu takdirde o insanın kel olacağına inanılırmış…

Kapı eşiğine oturulmaması: Kapının eşiğine oturulduğu takdirde, cinlerin onu çarpacağına inanılırmış…

Ezan okunurken ağaca çıkılmaması: Ağaca çıkması esnasında düşeceğine inanılırmış…

Köyde turna kuşu sürülerinin geçmesi: Turna kuşu sürülerinin geçtiği takdirde, o mevsimin bereketli geçeceğine inanılırmış…

Aşure günü uzun boylu insana kepçeyle vurulması: Uzun boylu insana vurulurmuş. Çünkü o kişinin boyunun daha da uza¬mayacağına inanılırmış…

Düğünlerde hazırlanan böreklerin bölünmemesi: Düğünlerde hazırlanan el böreklerinin; bekâr kızların ve gelinin böldüğü tak¬dirde, kaynanasının öleceğine inanılırmış…

Gelinin yeni evine geldiğinde önüne su dökmesi: Gelin yeni evine geldiğinde; önüne, merdivene su döküp onu süpürür. Böylece de evine sadık olacağına ve kendisini bekleyen tüm kötülükleri bu şekilde temizlendiğine inanılırmış…

Dini merasimlerdeki yemekte verilen sütlacın erken bozulması: Yemekte sütlaca ilk kim kaşığı atarsa o kişinin-kızın, evleneceği gencin sarışın-beyaz olduğuna inanılırmış…

Evde bardak kırılması: Düşen bardağın kırılması efdaldir… Kırılmadığı takdirde kendilerini başka kötülüklerin beklediklerine inanarak, o bardağı kırılması gerektiğine inanılırmış…

Ve yine o evde nazarı olan varsa, nazarın gideceğine inanılırmış.

Yeni gelinin kucağına bir kız bir erkek çocuk verilmesi: Yeni gelinin kucağına bir erkek bir kız çocuğu verilir. Böylece o gelinin hem erkek hem kız çocuğunun olacağına inanılırmış…

Gelinin evden çıkarken elindeki çiçeği arkasına atması: Gelin elindeki çiçeği arkasına attığında, o çiçeği tutan kişinin, kısmetinin açılacağına inanılırmış…

Nişanda, nişanlanan kızın kurdelesinin bazı parçalarının arkadaşları tarafından yırtılması: O parçanın yırtıldığı takdirde nasibinin açılacağına inanılırmış…

Gelinin evlendiği gün ocak başına tükürmesi: Evlenecek kız, düğün günü evindeki ocak başına tükürüp gittiği takdirde, kendisinin kötü özelliklerinin evde kalacağına, gittiği eve kötü özelliklerinin taşınmayacağına inanılırmış…

Gelin olan kızın gelinliğini düğünden önce giymemesi: Gelin olan kızın, düğününde giyeceği gelinliğinin, o müstakbel gelinden önce; başka arkadaşlarınca giyildiği takdirde, giyen kişinin nasibinin kapanacağına inanılırmış…

Gelin ve damada düğün günü kaymak yedirilmesi: Düğün günü eve yeni gelen, gelin ve damada kaymak yedirildiğinde, onların kaymak gibi tatlı bir hayat yaşayacaklarına inanılırmış… O kaymağın içine bir de kayın validenin tükürdüğüne şahit olunurmuş…

Yine aynı gün; geline ve damada cam, bardak v.b. kırdırılır… Çünkü bir daha hiç kalp kırmayacağına, bütün kötülüklerin o kırılan camla giderileceğine inanılırmış…

Gece toprağa bulaşık suyu dökülmemesi: Gece toprağa bulaşık suyu dökülmezmiş… Cin v.b. varlıkların dolaşacağına inanılıp, meleklerin de o yere gelmeyeceklerine inanılırmış…

Mezar başlıklarında yer alan yazıların okunmaması: Okunduğu takdirde, unutkanlığa yol açacağına inanılırmış…

Ayakkabı, terlik v.b. giyimlerle sofraya oturulmaması: Oturul¬duğu takdirde, karnının doymayacağına inanılırmış…

Ameliyattan önce yatağın altına demir bir şeyler konulması: Ameliyattan önce yatağın altına demir, bıçak, metal v.b. şeyler konulurmuş. Böylece hastanın acısının azalacağına inanılırmış…

Boş beşiğin sallanmaması: Boş beşiğin sallandırıldığı takdirde; o beşiğe yatırılacak çocuğun karnının ağrıyacağına inanılırmış…

Gelin ayakkabısının altına bekâr kızların isimlerinin yazılması: Evlenen kızın ayakkabısının altına yazılan isimlerden önce hangisi silinirse o kızın nasibinin açılacağına inanılırmış…

Gece sakız çiğnenmemesi: Ölü eti çiğnenmiş anlamında kabul edilirmiş. Bir de ölen kardeşinin etinin çiğnenmiş olması anlamında kabul edilirmiş…

Gece evden acı çıkması: Gece evden acı yiyecekler çıktığı takdirde o evde acı şeylerin yaşanacağına inanılırmış… Acı veril¬diğinde geri tatlı bir şeylerin alınması gerektiğine inanılırmış…

Mezarlığa parmak uzatılması: Uzatıldığı takdirde, uzatan kişinin mezardaki kişi tarafından mezara çekileceğine inanılırmış… Mezara basıldığı takdirde de aynı şeylerin gerçekleşeceğine inanılırmış…

Gece ıslık çalınmaması: Çalındığı takdirde şeytanların gelmeleri için davetiye çıkarıldığına inanılırmış…

 KAYNAK: BAŞVİRAN’DAN CUMA’YA ORMANLI-RECEP ÇETİN

Haber : Şafak Negüzel
Bu Haber 10226 defa okundu
 
Anahtar Kelimeler :Batıl inançlar, adet, söz, araştırma, yazı, Ereğli,

YORUMUNUZ
YORUM EKLE

 Yorumlar ( 6 )

Sayfa : [1]
EREĞLİ VE KÖYLERİNDE YAŞANAN BAZI İNANIŞLAR
BU İNANIŞLARIN HEMEN HEMEN HEPSİ KADİM BİLGİLERE VE KÜLTÜRLERE DAYANAN ETKİLİ,GERÇEK BİLGİLERDİR. BUNLARIN UNUTULMUŞ OLMASI ÖVÜNÜLECEK DEĞİL AKSİNE ÜZÜCÜ BİR DURMDUR. EĞER İNSANLAR BU RİTÜELLERİN ARKASINDA YATAN O BÜYÜK GİZEMİ BİLSELERDİ MODERN ÇAĞI YARATTIĞI PEK ÇOK SORUNU ŞİMDİ YAŞANIYOR OLMAZDI !
Gön : J.N.Ergen  01 Aralik 2013 : 21:42:14  İstanbul - Anadolu

EREĞLİ VE KÖYLERİNDE YAŞANAN BAZI İNANIŞLAR
Bunlar sadece Ereğli nin köylerinde yok ki
Gön : Enver ZENGİN  03 Subat 2013 : 22:39:47  Zonguldak

EREĞLİ VE KÖYLERİNDE YAŞANAN BAZI İNANIŞLAR
Recep Çetin'in kitabında yöresel dilde kullaılan bir çok kelimelerin yer aldığı bir liste var.Bu listeyi de okuyucular ile paylaşıp zenginleştirme olanağı olursa Değişim Medya harika bir iş yapmış olur. Bakarsınız gelecek nesillere bırakılabilecek güzel bir yerel sözlük ortaya çıkar.
Gön : Mustafa Oktay  03 Subat 2013 : 17:10:19  İstanbul

EREĞLİ VE KÖYLERİNDE YAŞANAN BAZI İNANIŞLAR
Erğli köylerindeki bahsettiğiniz inanışların doğru olduğu ancak son iki kuşağın bunların çoğunu bilmediği hatta son kuşağın hiç bilmediğini söyleyebilirim,çünkü Ereğli köylüsü son 20 yılda o kadar hızlı mesafe kat ettiki birçok modern dünyalı gibi gelişip bu tür batıl inanışlardan kendini arındırmıştır köylerde bu tür inanışlar nadiren olsada bunlar yaşlı insanlar tarafından söylenen bugün bir çoğunun kabul ve uygulama görmediği inanışlardır,ereğli köylüsünün türkiye ve dünyanın birçok şehirlisi düzeyinde olduğuna inanıyorum,saygılarımla
Gön : Mehmet ARSLAN  02 Subat 2013 : 10:14:48  Zonguldak

EREĞLİ VE KÖYLERİNDE YAŞANAN BAZI İNANIŞLAR
GÜZEL. ÇOĞUNU DUYMUŞTUK ZATEN AMA TOPLANMASI DA GÜZEL OLMUŞ. GÜL NAZ DİYE YAZAN KİŞİ EREĞLİNİN KÖYLERİNDE PEK GEZMEDİMİKİ. HEM ZATEN İSTANBULDAN YAZMIŞ.KURŞUN DÖKTÜRMEYEN,GÖBEĞİN DÜŞMÜŞ SENİN DİYE DUYMAYAN VAR MIDIR..
Gön : alaattin  01 Subat 2013 : 17:27:31  Zonguldak

EREĞLİ VE KÖYLERİNDE YAŞANAN BAZI İNANIŞLAR
Kusura bakmayın ama sizin kaynak kişi, biraz palavracı herhalde. Bende Ereğli liyim ama bu inanışların çoğunu bilmem ve uygulayan görmedim. Yada kendi köylerine has gelenek olabilir. Ereğli köyleri olarak genellememek lazım.
Gön : gül naz  01 Subat 2013 : 16:14:37  İstanbul

Sayfa : [1]
DİĞER BAŞLIKLAR
ÖLÜCE DENİZ FENERİ YENİDEN KEŞFEDİLDİ.
SEVER’DEN, ÇANAKKALE SERGİSİNE ZİYARET
‘TARİH’ İLGİ BEKLİYOR
KAÇ OTOBÜS, KAÇ KAMYON… İŞTE O LİSTE…
EREĞLİ BOMBALANDI
TARİHİN TOZLU RAFLARINDAN
ANNE ELİ DEĞMİŞ GİBİ
EFSANEDEN EFSANEYE, EREĞLİ'NİN NOBEL ÖDÜLÜ
 
GÜNÜN SÖZÜ
Gönül Zenginliği "Allah bir kuluna hayır dilediği zaman onun zenginliğini kalbinde yaşatır; ona kalp zengiliği verir. Takvayi yani Allah korkusunu gönlünde yerleştirir. Allah bir kuluna da şer dilediği vakit fakirliğini iki gözünün önüne getirip gösterir."

( Tirmizî )
NÖBETÇİ ECZANE
25 - 07-2017
ÖZGÜMÜŞ ECZANESİ
TEL : 316 32 48
Müftü Mahallesi Erdemir Cad. No: 62C
Kdz.Ereğli / Zonguldak

 Nöbetçi Eczaneler
 
İSTATİSTİK
  İstatistik
  Dün : 62895
  Bugün : 42020
  Toplam: 68128261
   Şuan Çevirimiçi:

 561 konuk,

 
YORUMLAR
En son yorumlanan haberler
» ENGEL AŞILIYOR !
» SEN MİSİN MEZARLIKTA OYNAYAN!.. Video lu Haber
» ANNESİNİN YANINDA MOTOSİKLET ÇARPTI... Video lu Haber
» KAVŞAKTA ÇARPIŞTILAR... Video lu Haber
» BOMBACININ MAHKEMESİ SONUÇLANDI... İŞTE DETAYLAR...
» Temizlik görevlisi ne olduğunu ANLAYAMADI!.. Video lu Haber
» TEKMELER HAVADA UÇUŞTU...
» İLGİNÇ PROTESTO!..
» ANNE ŞEFKATİ...
» DENETİMLER SIKLAŞTI… MOTOR SÜRÜCÜLERİNE GÖZ AÇTIRILMIYOR…
 
SÜPER LİG PUAN DURUMU
ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

Hakkımızda
Yönetim Anlayışımız
Ortaklık Yapımız
Yönetim Kurulumuz
Tarihçemiz
Grubu Tanıyalım
Grup Firmaları
sanalbasin.com üyesidir

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip edin.
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Değişim Medya'ya aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
Tel : 0 372 322 27 30
0 372 322 27 31
0 372 322 27 32
Faks : 0 372 322 27 33
E-posta: info@degisimmedya.com