14 Aralık 2017 Perşembe
İLETİŞİM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE
Sitene Ekle
Kartvizit Rehber
Mobil Bölüm
Arşiv
2015 Seçim
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
SİYASET
AKÇAKOCA
EKONOMİ
GÜNDEM
ASAYİŞ
YAŞAM
SAĞLIK
MEDYA
KÜLTÜR
SPOR
EĞİTİM
SİVİL TOPLUM
 DİĞER
     
 
HAFTANIN BIRAKTIKLARI…
HAFTANIN BIRAKTIKLARI…
19 Haziran 2017 08:34:49

Yazar : Hüseyin Aksakal
   
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

Haziran ayı ve içindeki Ramazan ayının günleri kopmuş bir ipteki tespih taneleri gibi süratle geçip gidiyor. Haftadan geriye ne kalmış derseniz, pek bir şey yok… Fakat olanlar da öyle yabana atılacak gibi değil.

Mesela ulusal ölçekte CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu uzun bir yürüyüşe başladı. Tıpkı genel başkan olduğunda benzerliğine dikkat çekilen Hintli Lider Gandhi gibi sonuç almak istiyor. Eylemin hayli destek bulduğu, bu desteğin de giderek artacağı anlaşılıyor.

Kılıçdaroğlu elinde “Adalet” yazılı bir pankartla yürüyor. Buradan adalet istediğini anlıyoruz. Fakat Ana Muhalefet liderinin tam olarak ne istediğini sorarsanız onu bendeniz hala anlayamadım. Neden derseniz, 25 yıla mahkum edilen partisinin milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutukluluk hali sona erince mi adalete erişilmiş olacak, yoksa ceza tümden kaldırılınca mı? Yoksa iş sadece Berberoğlu’nun cezası ile sınırlı değil de dokunulmazlıkların kalkışının ardından gözaltına alınan tüm vekillerin de mi serbest bırakılmasını istiyor?

Mesela cumartesi günü bu yazıyı yazarken, üstünde hükümetin baskılarının bulunduğu öne sürülen bir gazete için de yürüdüğünü açıklamış. Sadece bir gazete için mi, yoksa genel anlamda basın özgürlüğü için mi yürüyor? Hükümet ne yaparsa yürüyüşe son verecek. A, B, C, diye sıralanmış maddeler var mı? Bunları bilmiyoruz. Ülkede hukuk, basın özgürlüğü ve kişi hakları konularında önemli sorunlar var. Hepsi bir yürüme eylemiyle sona erdirilebilir mi?

Eskiden insanlar “Ekmek, Barış, Özgürlük” için yürürdü. Güzel bir slogan ama neticede hadi istediğinizi yapalım desen, yürüyenlerin ne istediğini bilemeyeceği kadar geniş bir çerçevesi var. Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşünün çerçevesini “Adalet” gibi maddi evrende tam olarak bulunmayan bir kavram üzerinden değil, erişebilir pratik talepler üzerinden çizmesi işe yarayabilir.

Bu yürüyüşü yakından takip etmek gerek. Zira tarihin yazacağı olaylardan birisi olmaya aday bir eylem bu.

TSO’NUN İFTARI…

Ticaret ve Sanayi Odası geleneksel iftar davetini gerçekleştirdi. İlçenin tüm protokolü, kanaat önderleri, ekonomiyi yönlendirenler, işadamı ve esnaf kuruluşu temsilcileri, gazeteciler falan hep oradaydı.

Genel anlamda ihtiyaç sahibi olmayanlara iftar verilmesine biraz mesafeli yaklaşırım. Fakat böyle yapılamaz diye bir kural yok. İsraf konusu iftarda dua eden, Kur’an tilaveti yapan, ezan okuyan din görevlileri tarafından daha iyi takdir edilecektir. Bu konularda ihmalkar davranmak da, bir köşe yazısında milletin gönlünü daraltan yorumlar yapmak da uygun davranışlar değil.

TSO Başkanı Yaşar Tetiker, konuşmasında yine verdi veriştirdi. Birçok kişiyi, aynı zamanda kendisini de eleştirenlere tepki gösterdi. Her basın toplantısında “Bunları da sorgulayın” diye birilerinin eleştirilmesini vazeden TSO başkanının, iğneyi kendine batırmadan bu öğütleri verdiği anlaşılıyor. İlçedeki en önemli sivil toplum kuruluşu olan TSO’nun Başkanını beğenen savunur, beğenmeyen eleştirir. Hamama girenin terlemesi, denize girenin ıslanması, TSO Başkanlığı veya siyaset gibi uğraşlarda meydana çıkanın eleştirilmesi eşit doğallıkta olgular değil mi?

TSO Başkanı diyor ki, araştırdık icra dosyası sayısı öyle yirmi binlerde kırk binlerde değil, yüzden bira z fazla. Bunları söyleyenler uyduruyor. Yaptım diyorsa yapmıştır. Yeri geldiğinde bu rakamları fazlaca konuşanlara sormak gerek bunu.

Öğrenci sayısıyla ilgili olarak da ‘Bin yedi yüz öğrenciden, çok şükür beş binlere çıkardık, bu da her öğrenci ayda bin lira bıraksa beş milyon, yılda altmış milyon lira girdi yapar’ diyor. Başkan Tetiker, öğrencilerin büyük bölümünün o dediği miktarın çok daha azıyla yaşamını sürdürmeye çalıştığından bihaber görünüyor. Dahası, bin yedi yüz öğrencinin sayısının beş bine çıkmasında TSO’nun belli ölçüde rolü vardır ama bu işi tek başına TSO yapmış gibi konuşunca başkalarının emeklerinin üzerine konmuş gibi oluyor.

Göreve döndüğünde enkaz devralmış anlamına gelen sözler etmesi de çarpıcı. Zira kendisi önceki yönetimin desteğiyle aday oldu, başkan seçildi. Adaylık ve seçim aşamasında kendisini destekleyen, şu anda bazıları yönetim kurulunda bulunan eski yönetim kurulu üyeleri bunu nasıl karşılar acaba? Hem bir iftar sofrasında böyle polemiklere girmeye ne gerek vardı?

Demek ki neymiş, eleştirenlere kızmakla bir şey olmuyormuş!

DEMİRTAŞ’IN MEKTUPLARI

Geçen haftanın başında CHP Milletvekili Ünal Demirtaş’ın Çaycuma havaalanı konusunda bir çıkışı oldu. Doğrusu Demirtaş’ın THY Yöneticilerine yazdığı mektuplar, genelde afaki şeyler işitmeye alıştığımız ve hakkında genel olarak karamsar görüşlere sahip olduğumuz Çaycuma Havaalanı hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olmamıza vesile oldu. Vekilin yazdıkları doğruysa, Zonguldak’ın tek havaalanının işlekliğinin artması, sadece yolcu sayısıyla ilgili, kalanlar teferruat veya mazeret. Umarım bu girişimin sonucunu öğrenmek imkanı buluruz.

Demirtaş, elbette Zonguldak milletvekili, aynı zamanda Türkiye milletvekili. Ülkenin her yerindeki sorunlara müdahil olabilir. Çaycuma’daki havaalanının durumunu sadece Çaycumalılar sorgular demek mantığa aykırı. Fakat hafta sonunda Ereğli’de CHP’de düzenlenen bir etkinliğe de Çaycuma’da yetişen CHP Milletvekili Şerafettin Turpçu katılınca, ortada başka bir satranç oyunu mu var diye düşünmeden edemedik.

Eğilim yoklamalarında oy kullanacakların da belirleneceği İlçe kongreleri yaklaşırken hem de!

Bekleyip göreceğiz!

  Bu Yazı Toplam 427 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Hakkımızda
Yönetim Anlayışımız
Ortaklık Yapımız
Yönetim Kurulumuz
Tarihçemiz
Grubu Tanıyalım
Grup Firmaları
sanalbasin.com üyesidir

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip edin.
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Değişim Medya'ya aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
Tel : 0 372 322 27 30
0 372 322 27 31
0 372 322 27 32
Faks : 0 372 322 27 33
E-posta: info@degisimmedya.com