kdz. ereğli özel echomar hastanesi
20 Kasım 2018 Salı
İLETİŞİM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE
Sitene Ekle
Kartvizit Rehber
Mobil Bölüm
Arşiv
2018 Seçim
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
SİYASET
AKÇAKOCA
EKONOMİ
GÜNDEM
ASAYİŞ
YAŞAM
SAĞLIK
MEDYA
KÜLTÜR
SPOR
EĞİTİM
SİVİL TOPLUM
 DİĞER
     
 
KABİNE…
KABİNE…
12 Temmuz 2018 09:39:40

Yazar : Hüseyin Aksakal
   
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

Cumhurbaşkanı—artık alıştırılmaya çalışıldığımız haliyle Devlet Başkanı—Recep Tayyip Erdoğan yeni bakanlar kurulunu—yani kabineyi—açıkladı.

Doğrusu özellikle ekonomi ile ilgili bakanların yerlerinde kalacağını, diğerlerinde önemli oranda değişiklikler yapılacağını tahmin ediyorduk da bu büyüklükte bir değişiklik akla gelmiyordu. Demek önceki kabine son Başbakan Binali Yıldırım’a ait oluyormuş! Bu da yeni kabinede bulunan az sayıda bakanın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından belirlendiğini akla getiriyor.

Özellikle yeni bakanlar hakkında ulusal basında yazılan çizilenler fazlasıyla parlak bir portre çiziyor. Yine de bu kardeşiniz, hem aşırı şüpheci biri olduğu, hem de haberler genelde muhalif kesimlerin ‘Havuz Medyası’ adı verdiği iktidara yakın yayın kuruluşlarından kaynaklandığından “Başarı kriteri” denilen şeyin sonu bakanlık koltuğunda biten bir merdiven olduğu ön kabulünü sorgulamak zorunda hissediyor kendini.

Bu konuyu dün de yerel siyasetçiler bakımından yazdım. Siyasette çok başarılı olup, arka arkaya kırk kez vekil seçilse de seçildiği bölgede yaprak kımıldamıyor, sürekli göç veriyor, işler bir türlü yürümüyorsa o kişinin “Başarı” dediği şey ancak kendi evine götürebilecekleri ile ilgilidir. Böylesini ebediyen vekil seçsen ne olur, seçmesen ne olur?

Bakanlar için de durum aynı. Geçmiş başarıları dolayısıyla bu görevlere atandıkları söyleniyor kabine üyelerinin. Daha spesifik olmakla birlikte, bugüne kadar yaptıkları görev alanlarında ne kadar innovatif, üretken, verimli oldukları, bakanlık koltuklarında oturuyor olmaları olgusunun kendisinden daha önemlidir mutlaka.

***

Bundan daha önemlisi ise kabine üyelerinin bundan sonra yapacaklarıyla ilgili. Bugün Türkiye’de hükümet üyeleri de dahil olmak üzere sorumluluk alanlarında hiç sorun olmayan bir bakanlık olduğunu öne süremez. Ekonomi deyince, sağlık deyince, eğitim deyince, şehircilik, aile falan deyince hepsinde aşılması gereken sorunlar bir anda doluşuyor insanın gözüne. O halde yeni kabinedeki bakanların bugüne kadarki kariyerlerinde başardıklarını da unutup, bundan sonra karşılarına çıkan yeni problemler karşısında nasıl davranacaklarına odaklanmakta yarar var.

İngiltere’nin eski bahriye bakanlarından John Fisher’in bir göreve atadıklarına ilişkin bir yorumunu çok dikkat çekici bulmuşumdur. Fisher donanmada yetişen hırslı genç subayları, ömrünü denizlerde geçirmiş muhafazakar generallerin üstü olarak tayin eder, bu yüzden de eleştirilirmiş. Hatta aynı sebepten ötürü birçoğu ülkenin güçlü aristokratlarından olan birçok amiralle de husumet içine giriyormuş.

Bir gün Fisher’e niye genç komutanları, tecrübeli olanların üstüne amir olarak atadığını sormuşlar. Donanma Bakanı şu cevabı vermiş:

“Eğer omzu daha kalabalık, yaşlı ve ilişkileri daha sağlam olanları üst görevlere atarsam, bu kişi o makama kendi bireysel özellikleri dolayısıyla getirildiğini düşünecektir. Böyle birinin haliyle o alanda yeni bir şeyler yapmaya gerek olmadığını düşünmesi kaçınılmaz. Oysa genç birini aynı göreve getirdiğimde yanılmadığımı bana ispatlamak isteyecek, bu yüzden aksayan ne varsa düzeltmek, yeni bakış açıları bulmak isteyecektir.”

***

Eskiden bakanlar aynı zamanda—bazı istisnalar haricinde— milletvekili de oluyordu. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi ile yürütme arasında bu anlamda önemli bir ayrım var. Bakan olan vekilin TBMM’den istifası gerekiyor.

Bakanların tamamı Cumhurbaşkanı—veya devlet başkanı—tarafından atanıyor. Yukarıda Fisher örneğiyle ifade edildiği üzere, bunların ne kadarının kişisel meziyetleri dolayısıyla buraya seçildiğini düşündüğü, ne kadarının kendisini oraya atayan iktidar gücünün yanılmadığını ispatlamaya çalışacağını doğru okumamız gerekecek.

Hiçbirine karşı önyargılı olmamak gerek, yine de ister önceki dönemde hükümet üyesi olsunlar, ister ilk kez bu görevlere atanmış olsunlar hepsini dikkatle izleyeceğiz. Çünkü bu görevlerde başarı diye bir şey varsa bir ölçüde kendilerine de ait olacak ama aynı zamanda mensubu bulundukları hükümetin, onları bu göreve atayan Cumhurbaşkanının, hatta Türkiye’nin başarısı olacak.

Yine de başarısızlıklarının sadece kendi sırtlarında duracağı konusunda uyarıda bulunmaktan zarar gelmez herhalde!

  Bu Yazı Toplam 225 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Hakkımızda
Yönetim Anlayışımız
Ortaklık Yapımız
Yönetim Kurulumuz
Tarihçemiz
Grubu Tanıyalım
Grup Firmaları
sanalbasin.com üyesidir

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip edin.
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Değişim Medya'ya aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
Tel : 0 372 322 27 30
0 372 322 27 31
0 372 322 27 32
Faks : 0 372 322 27 33
E-posta: info@degisimmedya.com