kdz. ereğli, ereylin avm,
kdz. ereğli, üstün nesil koleji,
23 Şubat 2017 Perşembe
İLETİŞİM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE
Sitene Ekle
Kartvizit Rehber
Mobil Bölüm
Arşiv
2015 Seçim
  • kdz. ereğli özel echomar hastanesi, fizyon diş kliniği, degisimmedya.com
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
SİYASET
AKÇAKOCA
EKONOMİ
GÜNDEM
ASAYİŞ
YAŞAM
SAĞLIK
MEDYA
KÜLTÜR
SPOR
EĞİTİM
SİVİL TOPLUM
 DİĞER
     
 
KAFA BOZAN SORULAR…
KAFA BOZAN SORULAR…
11 Ocak 2017 08:56:51

Yazar : Hüseyin Aksakal
   
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

Olgulara yakından bakarsanız başka, uzaktan bakarsanız başka görünebilir. Eğer biri size bir olguya belli bir bakış açısıyla, mesela yakından bakmanızı istiyorsa, uzaktan baktığınız zaman göreceğiniz bir şeyi gözünüzden kaçırmaya çalışıyor olabilir.

Bu şüpheci tutumu fazla takıntı haline getirmemek gerek. Zira birisi çıkıp paranoyak suçlamasında bulunursa, uzaktan baktığınız şeye yakından da baktığınızı ispatlamak zorunda kalabilirsiniz. Yine de Kimi zaman öyle şeyler oluyor ki, siz isteseniz de istemeseniz de bilinçaltınız sormadan edemiyor.

Mesela gazetelerde bir haber… Ajans hazırlamış;

“Zonguldak'ta etkili olan kar yağışı nedeniyle Merkez ilçede 3, Kozlu'da 7, Çaycuma'da 13, Kdz. Ereğli'de 30 ve Alaplı ilçesinde 10 olmak üzere toplamda 63 köye ulaşım sağlanamıyor.”

Coğrafi koşullar olarak Ereğli’den çok daha zor koşullara sahip Merkez İlçe ve Kozlu’da toplam on köy yolu kapalıyken, nasıl oluyor da Ereğli’de 30 köyün yolu kapalı olabiliyor? Bölgesel olarak düşünürseniz, Kilimli-Merkez-Kozlu bölgesinde on köy yolu, Ereğli-Alaplı bölgesinde 40 köy yolu kapalı. Bu bölgeye diğer bölgelere nazaran daha fazla kar yağmış olabilir mi?

Acaba Ereğli Alaplı Bölgesinde karla mücadele çalışmalarında aksayan bir şey mi var? Araç mı yetersiz, personel mi? Yoksa kamu yönetiminin bir ihmali mi söz konusu? Acaba il özel idaresi kar temizleme ekipmanlarının çalışma alanlarını belirlerken, bölge kayırmacılığı mı yapıyor?

Belki kötü niyet var, belki yok. Ama şeytan bunları da gör diyor. En azından görmek isteyenin gözlerinin köreltilemeyeceğini göstermek için…

GENÇ ÇİFTÇİLER…

Zonguldak genelinde çok yararlı bir çalışma başlatıldı. Çalışmaların kamuoyuna aktarılmasında bu satırların yazarının da emeği geçmiştir.

Sonra Arıcılıkla iştigal eden birtakım arkadaşlar Genç Çiftçilerin Köye dönüşü başlığı altında verilen bu teşviklerde bazı aksayan noktalara dikkatimizi çekene kadar görmediğimiz ayrıntılar fark ettik. Öyle sorular soruyorlar ki, alana yabancı olduğumuzdan kırk yıl düşünseniz aklınıza gelmez.

Mesela şöyle diyorlar:

Arıcılık desteği alan kişiler herhangi bir eğitime tabi tutulmadı. Bu kişilere 30 kovan arı verdiler. Bunu da kışın başında yaptılar. Arıcılıkla uzaktan yakından ilgisi olan herkes bilir ki, en önemli kovan kayıpları kış aylarında yaşanır.

Arıcılık mesleğinin en zor dönemi olan kış sezonunda tecrübeli arıcılar bile diken üstünde dururken, bu tecrübesiz kişiler 30 kovan gibi büyük miktarda arıyı bahara nasıl çıkaracak?

Sonra her bölgenin kendi arı cinsi var. Akdeniz-Ege bölgesinin arısı Karadeniz bölgesinde yaşamını sürdürmekte güçlük çeker. Bu arılar getirilirken, arıcılıktan anlayan birisine bu husus sorulmuş mu? Kovanların teslimi nisan sonunda yapılsa daha iyi olmaz mıydı? Bölgedeki arı ırklarının saflığını bu şekilde bozmak hangi mantığın işi? Neden proje kapsamında temin edilecek kovanlar bölgeden temin edilmedi? Sırf yapmış olmak için mi bu işler yapılıyor? Kestane ağaçları kuruyor, kestane balı üretemez hale gelmemek için ağaç nesillerinin ıslahı konusunda çalışma yapılıyor mu?

MEVZULAR BİTMEZ...

Arıcılar konuşurken, aynı proje kapsamında simental cinsi sığırların da dağıtıldığı geliyor akla. Yahu vali Sami Seçkin zamanında bu ineklerden köylere dağıtılmış, daha sonra bölgenin coğrafi koşullarında bakımlarını sağlamak mümkün olmadığı için proje iflas etmemiş miydi?

Bölgeye daha uygun sığır cinsleri nelerdir diye bir bakan yok mu? Simental cinsi ineklerin mera ortamında en iyi mera ortamında beslendiği, Zonguldak bölgesinin mera fukarası olduğu kimsenin aklına gelmedi mi?

Binbir türlü soru geliyor akla… Mesela Ereğli Zonguldak yolu hani yılbaşında bitecekti? Zaten bu yolun yapımını üstlenen firma neden önce bir sürü sanat yapısı ve hafriyat gerektiren Zonguldak yönünden çalışmaya başladı. Ereğli yönünden başlasa, bu tarafta çalışmalar bir sene içinde biter, sürücüler sadece Çatak-Kozlu arasında sıkıntı yaşardı. Bu şekilde tüm Ereğli-Zonguldak yolu üzerinde sıkıntılar yaşanmış olmuyor mu? Buna da kimsenin aklı ermedi?

Organize Sanayi Bölgesi civarından Ömerli’ye bağlanacak çevre yolu neden Ereğli-Devrek yolundan daha az önemli kabul ediliyor? Bunun bir açıklaması var mı?

Nasıl oluyor da halk otobüsleri durakların önünde cep bulamıyor? Yol karayolları uhdesinde diyorlar ama kent merkezinin tam ortasından geçen bir yolda belediyenin inisiyatif sahibi olmadığını söylemek, hem yerel hem genel iktidarı elinde tutanlara yakışıyor mu?

İki yıl önce yapılan bir terminali bağlantı yolu yok diye açmamak ne ölçüde mantıklı? Her yerde tali yol oluyor da terminal deyince mi olmuyor? Terminalden önce yolu niye yapmadınız? Hastaneden önce yolu niye yapmadınız?

Yapılanların yapılma biçimi yapılacakların teminatı mıdır? Böyle düşününce diğer projelerin de söylenen vakitlerden çok daha fazla süreceği doğru mudur? Mesela, üniversite kampüsü tamamlanmadan öğrenci potansiyeline uygun yurt yapımı sağlanacak mı?

Sorulması gereken tüm soruları tek bir yazıda toparlamak mümkün değil. Öyle işler oluyor ki, yirmi yazı bile yetmeyebilir

  Bu Yazı Toplam 522 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

kdz. ereğli özdemirler park, değişim haber,
düzce, fiat, simge otomotiv, değişim,
Hakkımızda
Yönetim Anlayışımız
Ortaklık Yapımız
Yönetim Kurulumuz
Tarihçemiz
Grubu Tanıyalım
İş Ortakları
sanalbasin.com üyesidir

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip edin.
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Değişim Medya'ya aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
Tel : 0 372 322 27 30
0 372 322 27 31
0 372 322 27 32
Faks : 0 372 322 27 33
E-posta: info@degisimmedya.com