kdz. ereğli özel echomar hastanesi
19 Ekim 2018 Cuma
İLETİŞİM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE
Sitene Ekle
Kartvizit Rehber
Mobil Bölüm
Arşiv
2018 Seçim
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
SİYASET
AKÇAKOCA
EKONOMİ
GÜNDEM
ASAYİŞ
YAŞAM
SAĞLIK
MEDYA
KÜLTÜR
SPOR
EĞİTİM
SİVİL TOPLUM
 DİĞER
     
 
MUKABELE CÜZLERİNDEN İLKELER 30

mhamdiguner@hotmail.com
MUKABELE CÜZLERİNDEN İLKELER 30
14 Haziran 2018 09:00:35

Yazar : Hamdi Güner
  Günerle Cuma Sohbetleri 
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

MUKABELE CÜZLERİNDEN İLKELER 30

(30. Cüzden Çıkarılan İlkeler)

Naziat suresi 45.ayetinde Yüce Allah: ”Sen ancak kıyametten haşyet edeni (rahmet umarak korkanı) uyarıcısın” öğretisiyle ‘kıyametin kopacağına ve sonra da hesap verip cehennem korkusu olmakla birlikte cennete gireceğini ümit edenlerin uyarılabileceği’ ilkesini önümüze koymuş bulunuyor. Bu ilke gereği insanları önce kıyamete, cennet ve cehenneme inandırmak lazım.

Abese suresi 1 den 10’a kadar geçen ayetlerde ‘yüzde yüz hayırlı bir sonuç alınmayacaksa tebliğ görevini bırakıp bilgi edinmek isteyenlere yönelmek’ bir ilke olarak ortaya konulmuştur.

Mutaffifin suresi 1 den 6.ayete kadar ölçü ve tartıda eksiklik yapıp kaksızlık edenler tehdit edilerek “ölçü ve tartıda adalet” ilkesine gönderme yapılmıştır.

A’la suresi 1 den 5.ayete kadar Yüce Rabbimiz: “Yaratan ve (yarattığını) düzgün yapan; ölçülü yaratıp (yarattığına) kılavuz olan, otlağı çıkaran ve sonra onu çürümüş kapkara yapan (Petrole işarettir), yüce Rabbinin adını tesbih eyle” gerekçeli emriyle ‘Allah’ı tesbih edip kusursuz ve zulümsüz olduğunu ilan’ ilkesi tekrar edilmiştir.

Yine A’la suresinin 9, 10 ve 11.ayetlerinde: “Öğüt vermek yararsa öğüt ver; sevgiyle karışık bir korkuya sahip olanlar öğüt alacaklardır; öğütten çok bedbaht (çirkin talihli) olanlar yan çizer” emir ve öğretileriyle ‘vaaz verme (öğüt verme)’ ilkesi tekrar edimleştir.

Ğaşiye suresi 21 ve 22. ayetlerinde de “Sen öğüt ver; sen ancak öğüt vericisin; onların üzerinde bir zorba değilsin” emir ve öğretisiyle ‘öğüt verme’ ilkesi yine tekrar edilmiş, (inanç konusunda) zorlama yapılmayacağı bildirilmiştir.

Fecir suresi 27-30.ayetlerinde: “Ey kalbi tatmin edilen kişi (sen Rabbinden) razı, Rabbin de senden olarak rabbine dön; (Şeytanın kulları arasına değil) benim kullarımın arasına gir ve Cennetime gir” dikkat çekimi ve emirleriyle ‘Allah’ın kulları arasına girmek’ ilkesi ortaya konurken öğüt verileceklerin önce kalplerinin inanç ile duyurulması ilkesi tekrar edilmiştir.

Leyl suresi 4.ayetinde Yüce Mevlamız: “Sizin çalışmalarınız ayrı ayrıdır” öğretisiyle ‘insanların kabiliyetlerinin değişik olduğu’ bildirilerek eğitimde ‘öğrencilere kabiliyetlerine göre ders verilmesi’ ilkesi ortaya çıkarılmıştır.

Duha suresi 9, 10 ve 11.ayetlerinde: “Yetimi ezme, dilenciyi reddetme, Rabbine verdiği nimete karşılık şükret” emirleriyle ‘yetimlin korunması, yoksulun geri çevrilmemesi ve Allah’a şükredilmesi ilkeleri artarda serpiştirilmiştir.

‘Eelem Neşrah leke’ diye başlayan İnşirah suresi 7 ve8.ayetlerinde: “Bir işi bitirince hemen başka bir işe koyul (ama bu çalışmalarda) Rabbine (rabbinin kurallarına) rağbet eyle” emirleriyle ‘boş durmama’ ilkesiyle birlikte ‘tüm çalışmalarda ilahi kuralları dikkate almak’ ilkesini de önümüze sermiştir.

Alak suresi ilk dört ayetlerinde: “Yaratan Rabbinin adıyla oku, insanı sakızımsıdan yarattı; oku! Rabbin en çok ikram edendir, O kalemle bildirendir.” Emir ve öğretileriyle okumayı bir ilke haline koyarken neyi okuyacağımızı belirtmeden O nun adıyla okumayı ilke haline getirerek zararlı ve yararsız şeyleri okumamızı engellerken ‘kalem kullanmanın öğrenme’ ilkelerinden olduğunu da ortaya koymaktadır.

Asır suresi ise ‘bunalımdan kurtulmak için iman, iyi icraat, hakkı tavsiye ve sabır ilkeleri peş peşe getirilmiştir.

Kevser suresinde de ‘Allah’ın bize birçok bağışı karşısında namaz kılmamız ve kurban kesmemiz’ ilkesi kendini gösteriyor.

Kafirun suresi tüm ayetleriyle uyarılarımız dinlenmediği takdirde inkarcılara “sizin dininiz size bizim dinimiz bize” diyerek ‘kimseyi imana zorlamayın’ ilkesi elimize verilmiştir.

Nasır suresinde ise ‘Başarıya ulaşınca Rabbini överek tesbih etme’ ilkesiyle başarının kendimize mal edilmemesi uyarısı yapılmakta, “Ona (Allah’a) istiğfar et” emriyle de zafer gecikmişse bizim hatamızdan olduğu düşüncesiyle ‘mağfiret isteme’ ilkesi getirilmiştir.

İhlas-ı Şerifte ise ‘Allah’ın birliği’ ilkesi getirilirken “Alla-s-Samed” ifadesiyle ‘her konuda Allah’a (onun kitabına) maracaat’ ilkesi önümüze serilmiş bulunmaktadır.

Felak suresinde “İpliklere düğüm atıp tükürerek elektronlar yoluyla hasta yapanlara karşı Allah’a sığınma’ ilkesiyle birlikte çekemezlik yapanların şerrinden sığınma da” önemli bir ilke olarak önümüze konulmuştur.

Nas suresinde ise ‘insanlardan ve cinlerden insanların kalbine vesvese (şüphe) düşürmeye çalışanların şerrinden Allah’a sığınma’ ilkesi getirilirken güzel dinimiz hakkında kafalara şüphe düşürmeye çalışanların olacağı uyarısı da yapılmış olmaktadır.

İşti mukabele okuyan ve dinleyen herkesin bu ilkeleri dikkate alması gerekir; aksi halde sevap diye bir şey kazanılamaz.

  Bu Yazı Toplam 4971 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

kdz. ereğli, hyundai simge plaza,
Hakkımızda
Yönetim Anlayışımız
Ortaklık Yapımız
Yönetim Kurulumuz
Tarihçemiz
Grubu Tanıyalım
Grup Firmaları
sanalbasin.com üyesidir

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip edin.
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Değişim Medya'ya aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
Tel : 0 372 322 27 30
0 372 322 27 31
0 372 322 27 32
Faks : 0 372 322 27 33
E-posta: info@degisimmedya.com